Blog

14 Mayıs 2008

Ayaş Bağ Evleri

Evlerin önünden geçen küçük su kanallarının yanına kurulmuş yemek masalarını görünce, iç çekmekten başka bir şey gelmez elinizden. Şimdilerde, yok olmuş üzüm bağları içine serpilmiş, geleneksel Türk evlerinin bir kaç örneği, pencereleri kapalı, kapılarına vurulmuş asma kilitlerle sessizce sonlarını beklemekte.

Her gittiğimde, yok oluşun sessiz tanıklığını yapıyorum. Odalara nazar değmesin diye yapılmış desenli döşeme taşlarına rağmen, zaman, duvarlarına yaramaz bir çocuk gibi adını yazmaya başlayalı beri hepsi un ufak olmaya başladı. Çoğu evden geriye kalan, birkaç duvar, anıların saklı olduğu birkaç eşya..

Baş Ayaş’a varınca sessizlikten yapılmış bir köyle karşılaşıyorsunuz. Terk edilmiş gibi duran evlerin bacalarından yükselen dumanlar da olmasa yaşama dair iz bulmak zor çoğu zaman….

Köyün altındaki vadiden akan, söğüt ağaçlarıyla gözlerden gizlenmiş dere, Ayaş’a kadar uzanıyor. Vadideki bağ evlerinin bazıları çobanlar tarafından ağıl olarak kullanılsa da, çoğu zamana yenik. Vadinin keyfini yaşarken tepelerin üst yamacına kurulu küçük ev sizi çekiyor sanki. Soluk soluğa yapılan bir tırmanışla iki gözlü kerpiç eve ulaştığınızda manzara zaten soluğunuzu kesecek kadar güzel.

Tepelerin arka yüzündeki Gölet’e vardığınızda, yol bitti diyorsunuz ama gezgin yanınız savakların altındaki koruluğu merak ediyor. Sanki kimse geçmemiş izlenimi uyandıran vadi Ayaş’ın alt ucuna çıkarıyor sizi. Evler içinde yaşam, içinde kahkaha dolu olunca ne kadar güzel.

Şehirde dolaştıkça evlerin perdelerindeki tenteler, çamaşır iplerinde el dokuması çoraplar, işlemeli örtüler, oyalar kapı önlerinde kırık küplere dikilmiş sardunyalar, geçmişten günümüze kalan Ayaş el sanatlarının yok olan örnekleri. Avlularındaki yaşamı görmek için kapılardan birini çalıyorum. Kapı tokmağının sesi bugüne taşıyor beni.

Nasıl gidilir:

Eski garajlardan düzenli seferlerle Ayaş’a ulaşmak mümkün. Ankara’ya 50 km. mesafedeki ilçeye varmadan Baş Ayaş Köyü kavşağında inerseniz köy yolunun devamı ilçeye kadar sizi ulaştıracaktır.

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir