Blog

12 Nisan 2011

Bahardan Öğrenecek Ne Çok Şey Varmış

Ne hava ama ne yaz ne güz. Bu kadarı bende bile olmuyor. Çiçekleri dalında kurutan bir soğuk dolandıkça ortalıkta, geçmişten kalan dostlukları seriyorum önüme. Şu şöyle oldu bu böyle oldu. Bu kadar gönül kırmaya değer miydi? Diye soruyorum kendi kendime. Değerdi inan.

Bu soruya bu kadar kesin cevap vermişliğim yoktu son zamanlara kadar. Hep bir neden bulurdum kendimi suçlamak için. Suçlu olmak mı hoşuma giderdi, yoksa kaçmak mı mutlu ederdi beni bilmiyorum. Bazen kaçıp gitmekte güzel oluyor. İnkâr etmiyorum. İçinde rastlantı ihtimali varsa hele de.

Bu hallerini seviyorum baharın. Elinde tırpan ot biçen bir adamın halleri var rüzgârda. Her dokunuş ayıklıyor bahar dallarından güçsüz çiçeği. Hüzün duymuyorum dökülen çiçekler için. Hüzün duymuyorum dökülen çiçeklerim için.

Bahardan öğrenecek ne çok şeyim varmış. Üzülmemeyi ondan öğrendim gidenlerin ardından; kalana kol kanat germeyi.

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir