Blog

24 Ocak 2012

Bir Kış Yürüyüşü İçin Kurulabilecek En Tehlikeli Cümle

Kar, diz boyunun üzerinde. İlk karda orman yolunu kullanan arazi araçlarının tekerlek izlerine sıkışan yürüyüş gurubunun karda bıraktığı izleri düzelterek dönüş için daha kolay bir kar patikası oluşturmaya çalışıyoruz. İzni sürdüğümüz gurubun deneyimli ve donanımlı olduğu anlaşılıyor. Yürüyüşleri tempolu, adımlar düzgün, kilosu fazla olanların ekibin arkasına düştüklerinde zorlandıkları anlaşılıyor. İzler birden bire bozuluveriyor, onu da biz düzeltiyoruz; Öyle ya, her gidişin bir dönüşü var.

Büyük bir gürültüyle çalışan paletli kar aracının her yeri dümdüz eden homurtusuna yol veriyoruz. Her şey başladığı yere dönüyor. Ne yol,  ne iz hiçbir şey kalmıyor geriye. Toz karda yürümek çelpeşik bir denizde yürümeye benziyor. Bir o yana bir bu yana sallanıp duruyoruz. Başa dönmek böyle bir şey olsa gerek, tırmanışı kolaylaştıran bütün izler silinip gidiyor.
Hava soğuk, rüzgâr yok. Gökyüzünü kaplayan tül bulutların tutsaklığından arada bir kurtulan güneş, ışığı renklerine ayıran buza dönmüş suyun oluşturduğu onlarca gök kuşağını bize sunuyor.
Kalabalık bir yürüyüş gurubu, kalabalık bir ses yumağı olup bir çığ gibi yanımızdan geçiyor. Kuşlar susuyor, ağaçlar gözlerini yumuyor. Hiç olmazsa bir gün soyunup evde bıraksak şehirli kimliğimizi, o da dinlense, olmaz mı?
Görece kolaylık gibi gözüken karda bırakılan izler, yürüyüşü bir işkenceye dönüştürüyor. Düzensizlikle atılan, birbirini gizleyen onlarca izin oluşturduğu boşluklar, birer tuzağa dönüşüyor. Karda yürümek ne kadar zor olsa da, bilmediğiniz izde yürümek ondan çok daha zor.
Zirveye giden gurubun orman içinde açtığı patika ne kadar zor biri işi başardıklarını gözler önüne seriyor. Kar derin, neredeyse belimizi geçiyor. Yavaş ve düzenli adımlarla yükseliyoruz.
Ne olur biraz dursak diye inleyen sesle irkiliyorum, kalbim yerinden çıkacak, hem çok sıcak oldu. Bir kış yürüyüşü için kurulabilecek en tehlikeli cümlenin bu olduğunu biliyor musunuz? Nedeni oldukça basit, çünkü sizin makineniz 37 C sıcaklıkta verimli çalışır. Bu sıcaklığın altında ve üstündeki sıcaklıklar doğa da kış yürüyüşü yapan bir birey için ölümcül tehlikeleri beraberinde getirir. Nefes nefese soluklanmaya çalışan yürüyüşçü; Hadi, geç kalıyoruz zirveye gideceğiz diyen yol arkadaşının dürtüklemesiyle soluklanmak için durduğu yerden ve bizden uzaklaşıyor.
Zirvede olmak bu kadar önemli mi?  Bu sorunun cevabını verirken “evet önemli” diyenleri bazen anlayamıyorum. Hedef buysa, bunun için çalışmış, hazırlık yapmış, eğitim almış, denemiş, koşulları zorlamış ve dönmeniz gereken yerden dönüş kararını almışsanız işte o zaman bu işin zirvesindesiniz demektir. Işık dağı orada bir yerde hala duruyor, gitmek için hala bir nedenim var.
Kış koşullarında oluşacak en küçük kaza tehlikeli sonuçları doğurur. Lütfen zirve için güvenlikten ödün vermeyin.
zati erbaş
Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir