Blog

27 Eylül 2017

Sıcak su torbası

Karatavuk peşinde koşarken, tırnak aralarıma dolan soğuk can yakmaya başladı mı, evin yolunu tutardım. Dizimden aşağısındaki çamuru gören anam, üşüdüğümü görünce şamar atmaktan vazgeçer, sarıp sarmalardı bedeniyle. Ana kokusu gibi yoktur. O yüzdendir kışın açan Nergisleri sevmem. Kuzinenin başına, fırtına yemiş ördek gibi tüner, vızıldayan demlikle konuşurdum. Ah anam ah, o hiç gitmez ki! Ben […]

Gezi Yazıları
27 Eylül 2017

isimsiz

ölümden korkmuyorum ya seni bir daha göremezsem seni

Şiir
27 Eylül 2017

Garip bir rüzgar, esmekten yorulmuş, yerine yenisi gelmiş bir kanat teleği gibi, döne döne, yuvarlana yuvarlana, tozu dumana kata kata dolanıyor ortalıkta. Genç kız, altı gürül gürül yanan etli lahana dolmasının kapağı gibi açıldığında, kızgın, kavuran bir buharı salıyor ortalığa. Sahil boyunca yürüyorum ayaklarıma öfkelenerek, neden buradayım? neden getirdin beni buralara! bir beyaz çakıltaşı düşüyor […]

Gezi Yazıları
27 Eylül 2017

Kardelen

Toprak sıcak , duvağını savuran gönülsüz gelin gibi kar ; işveli, güzel ve soğuk. Gönülsüz olunca olmuyor, sarmıyor ikisi de birbirini . Rüzgar savuruyor pencereme orada da tutunamıyor, kayıp gidiyor. Camdaki su damlalarını çok sevmişimdir. Çocukluğumda camın önüne oturur, damlaların tersyüz ettiği zeytin ağaçlarını seyreder, bir o yana, bir bu yana anlattığı hikayeleri dinlerdim. Arada […]

Gezi Yazıları
27 Eylül 2017

Sıhhiye Cemal

Ordu-Samsun dolmuşlarının sahil yolunu kullandığı zamanlar. Okul çıkışı eski hapisanenin önünden dolmuşa biner, muvinin, fatsa, ünye, terme, çarşamba, samsoooon, çığrışıyla sahil yolunda turalar dururduk. Ne dolmaz minüstü birader. Son yolcuya kadar bekler, da da da daaaavvv, diye son kornayla yola çıkardı. Köye varmak için can atardım. Dolmuştan iner inmez yüzüme vuran nemli soğuk içimi titretir, […]

Gezi Yazıları
27 Eylül 2017

Tüy

incitmez denizi martı kanadından düşen tüy

Şiir
27 Eylül 2017

Yağmur sonrası

nasıl olsa  sonsuzluk uykusuna yatacağım bir gün hem de cennet hesabı yapmadan dağın en yüksek yeri bir de yağmur sonrası olsun yeter

Şiir
27 Eylül 2017

Hurma

Ne kadar çok hurma vardı ağacın üzerinde geçen yıllarda. Kocaman hem de sulu sulu. Her biri turuncu lezzet bombalarıydı. Yemeye doyamaz, kanamazdınız. Bu yılda olsa, kana kana yesek diye iç geçirdim. Oysa hepsi kargacık burgacık olmuş, kara lekeler sarmış her yanını. Hurmaları benden de çok seven biri varmış meğer. Meyvenin özünü emen böceğin şapırtısını duyacağım […]

Gezi Yazıları
27 Eylül 2017

Yol nereye çıkar.

Mırıl mırıl bir sohbet, kapının üzerine çivili sineklikten süzülüp ulaşıyor kulağıma; çok mutluyum. Kuzine de tıkırdayan ıhlamur sıcaklığında bir hava, aylaklık ediyorum. Dalyan dan yansıyan ışıkla aydınlanan saz lar, ıslak tütün kıvamında garip bir ölü. Kızılçamlar, kara çalı,zeytin,defnenin arasında dolaşan rüzgar, akortta kemençe oy oy oy Ağır çekim, yeşil bir zaman dilimine yolculuk ediyorum. Yol nereye […]

Gezi Yazıları