Blog

6 Şubat 2009

Çocuklar İçin Doğa Eğitimi, Kurbağalar

Küçük Gezginler İçin Doğa Eğitimi Programı – Küçük Kurbağa

Bahar geldi mi, küçük su birikintilerine yaklaşmaya korkarız bazen. Bunun nedeni aniden sıçrayan ve suya dalan kurbağalardır. Korkunç görünümlerine rağmen gece yarılarına kadar şarkı söyleyen bu yaratıkları merak ederiz. Bazen suya çok uzak olduklarında bile yaşayabilmelerini şaşkınlıkla izleriz. Hem suda hem karada nasıl yaşadıklarını merak ederiz. Yuva yaparlar mı? Yavrularını büyütürler mi? Kışın nereye giderler? Kuşlar uçabildikleri için kuş, Balıklar suyun altında yüzebildikleri için balık,  Aslanlar yavrularını emzirdikleri için memeli, yılanlar süründükleri için sürüngen adını alır. Peki, kurbağalara ne diyeceğiz? Onlar hem karada, hem de suda yaşıyorlar. Hem akciğerleri, hem de solungaçları ile nefes alıyorlar.
Sulak alanların ev sahipleri olan kurbağalar dünyanın gönüllü böcek avcılarıdır çocuklar ve kutuplar hariç dünyanın her yerinde yaşarlar.

Peki, böcekleri nasıl yakalıyorlar?

Kurbağalar uzun ve yerinden çıkabilen dillerini yay ve ok gibi kullanarak ileriye fırlatıyorlar. Bu sayede böcekleri yakalayarak besleniyorlar.

Peki, nasıl çoğalıyorlar?

Kurbağalar suda yavruluyor sevgili çocuklar. Fazla sayıda olan yumurtaları ve yavruları yaşama şanslarını garanti altına alıyor. Doğduklarında bir balık özelliği gösteriyorlar. Yani önce solungaçları var. Daha sonra değişim göstererek akciğerleri oluşuyor ve karaya çıkıyorlar. Bu nedenle amfibi yani ikili yaşam sürüyorlar. İşte bu yüzden kurbağaların bulunduğu gurubun adına Amfibiler diyoruz.

Peki, neden bu kadar gürültücüler?

Kış gelince toprağın altında kış uykusuna yatan bu canlılar, baharın gelmesiyle birlikte kış uykusundan uyanıyorlar. Vırak, vırak, vırak… Sabaha kadar susmayarak bizi uykusuz bırakıyorlar. Bu durum sadece baharda gerçekleşiyor. Neden mi? Çünkü bebekleri o zaman dünyaya geliyor. Erkek kurbağa yavrulamak için kendine eş seçerken güçlü olduğunu göstermek zorunda. Bu nedenle saatlerce öterek kendine eş seçmeye çalışıyor. Peki, ötemezse ne oluyor? O zaman yavruları olmuyor. Çünkü doğada en güçlüler ayakta kalıyor. Böylelikle daha sağlıklı bireyler oluşuyor. Kurbağalar yumurtlayarak çoğalıyor çocuklar. Dişi yumurtalarını suya bırakınca erkek kurbağa bu yumurtaları hemen döllüyor. Böylelikle yavrular büyümeye başlıyor. Yumurtadan çıkan yavrular suda beslenerek büyümeye başlıyor. Kuyrukları olan ve solungaçları ile nefes alan bu canlılara iribaş diyoruz. Suda gelişen iribaşların önce kuyrukları küçülüyor ve yok oluyor. Sonra solungaçları değişim göstererek akciğerlere dönüşüyor ve karaya çıkıyorlar. Bu şekilde solungaçları olan balıksı formdan akciğerleri olan karada yaşabilen forma dönüşmeye başkalaşım (metamorfosis) deniyor.

Küçücük olan bu canlılar kendilerini kuşlardan ve diğer yırtıcılardan nasıl koruyor?

Sizlerde biliyorsunuz, en önemli savunma biçimi saklanmaktır. Doğaya uyum sağlayan yapılarıyla kurbağalar tam bir gizlenme ustası. Bazen de çarpıcı renkleriyle görünür olarak da zehirli olduklarını çevrelerine ifade ediyorlar. Evet, sevgili çocuklar, doğada gördüğünüz sarı ve kırmızı renkli parlak görünüşlü hayvanlardan uzak durmanız gerekiyor. Bunun nedeni, bu renkler onların zehirli olduğunu ifade ediyor. Bunun yanı sıra kötü koku yayanlar, ölü taklidi yapan ve uzun mesafeler sıçrayarak kaçmaya çalışan kurbağalar da yaşıyor bu dünyada.

Peki, kurbağaların yaşadıkları sular kirli midir?

Bunun cevabını sizler de verebilirsiniz. Tüm canlılarda olduğu gibi kurbağalar da temiz sularda yaşıyor, ürüyor ve besleniyorlar. Bulaşık deterjanı, şampuan, gübre ve tarım ilaçlarının sularda birikmesi sonucu gitgide azalarak yok olmanın eşiğine kadar geliyorlar.
Eğer kurbağalar olmasaydı zararlı böceklerin sayısı çok fazla olurdu. Yiyeceklerimiz zararlı böcekler tarafından tüketilirdi.

Peki, onlar için bizler neler yapabiliriz?

Suların kirlenmesine neden olacak kimyasalları az kullanarak ilk adımı atmış olacaksınız. Banyoda yeterinden fazla kalmamalısınız. Boşa harcanan ve kirlenen, suların kurbağaların yok olmasına neden olacağını unutmayın.

zati erbaş

Doğa ve Çocuk

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir