Blog

1 Mart 2008

Çöplük

Sokakta yürürken balkonda halı silken birine yakalanmışsınızdır mutlaka. Emiş gücü yüksek elektrik süpürgelerine inat elde bir sopa güm, güm temizlik yaparız. Temizliğe bu kadar düşkünken evimizin dışı yaşanmaya ve temiz tutulmaya değmez mi?

Piknik alanlarında serili kilimin üzerinde akşama kadar yatar, tanrıya yarattıkları için dua ederiz de, geri dönerken çöpümüzü getirmeyiz. Sey deresi boyunca atılan onca poşet dilek ağacına asılmış adaklar gibi sallanır durur ve çürümelerine daha çok zaman var.

Fırtına sonrası dalgaların çöplükleri darmaduman etmesi akşam haberi yaratmaktan başka işe yaramaz. Sahile vuran varillere kurulan turşularla besleriz çocuklarımızı, en azından zehirli atık varilleri beleştir.

Dağlara yol açtıkça turizm yapar, ülkeyi kalkındırır, insanları taşırız onlara, bunun değerini öğretmeden. Yemeklerimizi plastik bir tabak, plastik bir bardak, plastik bir çatal-kaşıkla yeriz, arkamızda güzel anılar ve otobüs çalışanının yol kenarına bıraktığı çöp kalır.

Farkına varamadığımız şey bu dünyayı çocuklarımıza bırakacağımızdır. Naylon çöplerle doldu her yer ve onların geri dönüşüme başlamalarına daha yüz yıl var. Yani sizin çocuklarınız ve torunlarınız nasibini alacak sizin ürettiğiniz çöplerden.İşin ilginç yanı bunları biliyor, görüyor ve umursamıyoruz.

zati erbaş

Genel

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir