Blog

5 Aralık 2008

Deniz Börülcesi / Salicornia Europaea

Yaşlandıkça aldığınız ilk tavsiyelerden biri üç beyazdan uzak durmanız gerektiğidir; Un, tuz, şeker. Damağımızda yarattığı etki, onları bizim için vazgeçilmez yapsa da, ölümcül tehlikeler, bu etkiyle beraber geliyor. Yüksek tansiyonunuz nedeniyle tuzdan uzak durmalısınız. Doktorlar, nasıl olsa tuzdan uzak durmanız için mutlaka bir neden mutlaka bulunacaktır. Az ya da çok, tuz yaşam için hem vazgeçilmez, hem de vazgeçilmesi gerekendir. Tuzsuz bir yaşama alışmaksa zor iştir.

Tuz gölü kenarında hızla ilerliyoruz. Çevreye hakim olan renkler, beyaz, kızıl ve kahverengi. Gölden buharlaşan suyun geride bıraktığı tuz ve güneş çevreyi ölümcül koşullar yaratarak biçimlendiriyor. Toprak, çorak ve yaşamdan uzak. Oysa gerçek, hiç de öyle değil. Tuz oranı yüksek. Su, beyaz olması gerekirken, yer yer koyu bir pembe renge bürünüyor. Flamingolar uzun ince bacaklarıyla bedenlerini tuzdan uzak tutarak gölde dolaşıyorlar. Peki orada ne arıyorlar? Su ölümcül olacak kadar tuzlu olmasına rağmen, tuzlu su karidesleri için yaşam alanı oluşturuyor. Böylelikle Flamingo ve Tuzlusu karidesi; av-avcı ilişkisi kurulabiliyor.

Çorak toprakta tutunmaya çalışan bitkiler sanki son demlerini yaşıyorlarmış gibi gözüküyor. Gerçek hiç de öyle değil. Deniz börülcesi çok tuzlu ortamlarda yaşayabilen özel bir bitki. “Deniz börülcesi” dediğimde kafanızda çakan şimşeği görmediğimi sanıyorsanız yanılıyorsunuz. Saf zeytinyağı ile hazırlanmış iki diş sarımsak, limon ve sirke ile marine edilmiş rakınıza eşlik eden bir deniz börülcesi salatası hayal ediyorsunuz biliyorum. Ne yalan söyleyeyim benim aklıma da gelmedi değil hani.

Küçük boğumlardan oluşan bitki; yeşil, pembe, kahverengi, kızıl, sarı, sonbahar renkleriyle küçük tırtılları andırıyor. Bu zor koşullarda yaşayabilme yetisi, doğal dengenin çok özel mucizelerinden yalnızca biri. Doğa bu biçimlendirmeyi, canlıları bin yıllar süren bir ayıklama sürecinden geçirerek sağlıyor. Yaşam döngüsünün her elemanı, genetik gücün getirdiği özellikleriyle çok seçkin ve çok özel. Küçük bir inceleme, doğanın bir başka güzelliğini görmemizi sağlıyor. Benzeşme yeteneği kazanmış bu kelebek tırtılının, hangi türe ait olduğunu bilmiyorum. Ama deniz börülcesine benzeşme özelliğinin ona güç, ayrıcalık ve yaşama şansı sunduğunu biliyorum.

zati erbaş

Doğa Okulu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir