Blog

31 Mart 2008

Doğa Yürüyüşlerinin Çevresel Etkileri

Doğa yürüyüşü etkinliklerinde çevremizi nasıl etkiliyoruz? Bu soruya yanıt vermekte, çoğunlukla güçlük çekeriz. Yanıt bulamayız, çünkü tüketme isteğimiz mazeret bulma yeteneğimizi en üst seviyeye çıkarır. Yanıt bulmak da istemeyiz aslında. Eğer yanıt bulursak , ortaya çıkacak  olası sorunların sorumluluğunu da üstlenmemizi gerektirir.

Yaşam döngüsü çocuklarımız olmadan gerçekleşemez. Onlar geleceğimizdir. Genlerimizi onlar sayesinde geleceğe aktararak yaşama şansımızı garantilemiş oluruz. Onlar olmadan yaşamımız tamamlanmış olmaz.

Kuralsız yapılan her doğa yürüyüşü etkinliği, çevre üzerinde olumsuz etkiler yaratır. Bu etkileri en aza indirmenin temel yolu, bilinçli doğa tüketicisi olmaktan geçer. Bu sayede, çevre üzerindeki baskılar en aza indirilecek, çevrenin sürdürülebilir kullanımı hayata geçirilebilecektir. Yaşam döngümüzün sağlanabilmesi, çocuklarımızın yaşama şansının garantiye alınmasının yanında, onlara yaşayan bir çevre bırakmakla ilintilidir.

Her hangi bir doğa yürüyüşünde ayağınıza takılan taş, sizi düşürmüyorsa, sizin için önemli olmayabilir. Hafif sendelemenize neden olan bu durum, dengenizi sağlamanızla birlikte önemini yitirir. Sizin için önemini yitiren bu ayrıntı, doğal döngüdeki pek çok canlı için yaşamsal bir önem arz eder.

Doğada, her taşın altı, farklı yaşam sistemlerinin varlığını ifade eder. Ayağınıza takılan bu taşın altı, yavrularına en az sizin kadar özen gösteren orman karıncası kolonisine ev sahipliği yapıyor. Onların yaşamlarını sürdürebilmesi, çoğu zaman göz ardı ettiğimiz “Bulduğun gibi bırak” ilkesinin uygulanmasına bağlı. Doğaya göstereceğiniz özen, çocuklarınızın yaşayan bir dünyaya sahip olma şansını arttıracaktır.

zati erbaş

Genel

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir