Blog

17 Şubat 2009

Doğada Yürüyüş Yürüyüş Parkuru Zemin Özellikleri

Doğa’da yürüyüş sporu parkurlarının zorluk derecesinin değerlendirmesini nasıl yapıyoruz? Bu değerlendirmeleri, orman içi yollar, patikalar, kayalık alanlar kısaca yol üzerinde bizi zorlayacak engellerin büyüklüğü belirliyor. Yolun çıkış eğimi ne kadar çoksa, ortaya çıkan enerji gereksinimi o denli çoğalıyor. Sık orman dokusunun geçilmezliği ise bir başka zoru karşımıza çıkarıyor. Kayalık alanlar dağ koşullarını ve zoru oluşturuyor. Doğal engeller karşısında ne kadar zorlanıyorsak etkinlik parkurunu o kadar zor sınıfına sokuyoruz. Yolun dikliği, sık bitki örtüsü, kar ve buz kaplı alanlar, yolu bölen su kaynaklarının genişliği başlıca engeller olarak değerlendiriliyor. Oysa enerji gerektirmeyen, doğal engeller içermeyen yürüyüş parkurlarını tamamladığımızda da zorlandığımızı, gücümüzün tükendiğini hissediyoruz. Çok kolay diye tanımlanan bu parkurlar bizi neden bu kadar etkiliyor? Bu sorunun cevabı ise gayet basittir; yürüyüş parkuru zemin sertlikleri sonucu bacakta oluşan gerilim(Karşıt baskı). Doğa’da yürüyüş sporu yapılan alanın zemin özellikleri ve sertlikleri, o etkinlikte harcanacak gücün karşılığını değiştirebilir.

Karşıt baskı: Doğada yürüyüş sporu yapanların kamp yüküyle ya da yüksüz ağırlıkla yere uyguladıkları baskı karşılığı, zeminin bacaklarda oluşturduğu gerilim.

1. Toprak yol: Yeni açılmış ve sıkıştırılmış ham yollardır. Herhangi bir yüzey kaplaması yapılmamıştır.

a. Düzenli kullanılan yollar: Orman içi yollar, orman işletme müdürlüklerince yangın sırasında ve üretimde kullanılıyor. Düzenli kesim yapılan, tomruk taşımasında kullanılan bu yollar, araçlar tarafından eziliyor ve sertleştiriliyor. Bu özellikleri taşıyan yollarda yapılan yürüyüşler, yürüyüşçünün her adımda sert bir karşıt baskıya uğramasına neden oluyor. Tekdüze adım ve karşıt baskı, bacak ve ayak üzerindeki belli kaslar tarafından karşılanıyor. Bu etki mesafeler uzadıkça kısa sürede tükenmeye neden olur.

b.Düzenli kullanılmayan yollar: Orman idarelerince hazırlanan, ancak bir kaç yıl kullanılmayan yollar, geçirdiği ilk kış mevsiminden sonra kar suyunun etkisiyle kabarır ve yumuşar. Bu yolların zemin sertlikleri diğer yollarla karşılaştırıldığında yürümeye daha uygun hale gelir. Toprağın esnekliği bacak kaslarına gelen karşıt baskının; yumuşak zemin nedeniyle oluşan ayak ve bacak hareketleriyle savuşturulmasını sağlar.

c. Patika: İnsanlar tarafından oluşturulmuş, yayla çıkışlarında hayvanlarla yük taşımak için kullanılan ölçüsüz yol. Sert zeminli patikalar, karşıt baskı nedeniyle bacakta oluşturduğu gerilmeler nedeniyle yorgunluğa neden olsalar da, eğimleri nedeniyle en akılcı yürüyüş rotasıdır.

d. Yolak: Vahşi hayvanların yatak yerlerinden beslenme alanlarına giderken kullandıkları patika haline dönüşmüş yollar. Yumuşak zeminleri keyifli bir yürüyüş ortamı sağlasa da zaman zaman çıkmaz sokağa dönüşebilirler.

2. Orman zemini: Dökülen yapraklar, yosunlar ve otsu bitkiler orman tabanını deyim yerindeyse bir halı yumuşaklığına büründürür. Karşıt baskı oluşmasını en aza indiren bu yapı yürüyüş için en uygun ortamı yaratır

3. Kayalık zemin: Sert ve pürüzlü olan bu tip zeminler de, karşıt baskı bir avantaja dönüşüyor. Ayakkabı tabanlarının şok emici özellikleri ve tutuculuklarının yüksekliği karşıt baskıyı kullanılarak yükselmeyi ve yürümeyi sağlıyor.

4. Çarşak zemin:Dağlardaki kayaların ısı farklılıkları sonucu parçalanmasıyla oluşan çeşitli büyüklüklerdeki kayaların oluşturduğu zemin.

a. Kaba çarşak: Kayaların futbol topu büyüklüğünden, insan büyüklüğüne kadar değiştiği hareketli zemin.
b. İnce çarşak: Kayaların fındık büyüklüğünden portakal büyüklüğüne kadar değiştiği hareketli zemin.

Çarşak alanlarda yapılan yürüyüşlerde, zemin özelliklerinin hareketli oluşu, bir başka tehlikeyi beraberinde getirir. Adım atmak güçleşir. İnişlerde, yürüyen merdiven etkisiyle kolaylık sağlasa da; çıkışlar, deyim yerindeyse iki adım ileri, bir adım geri şeklinde gerçekleşir. Zemin özellikleri, hareketli oluşları nedeniyle ayağın üst kısımlarını da risk altına sokar. Yuvarlanan herhangi bir kaya parçası ayağın üst kısmına çarparak yaralanmalara neden olabilir. Bu alanlarda yürümeye çalışmaksa, burulmalar ve burkulmalarla kendini gösteren fazladan güç kaçağını ortaya çıkartır. Bu nedenle bu alanlarda kullanılacak ayakkabıların koruyuculuklarının yüksek olması gerekir.

5. Yumuşak kar: Kar’ın sınıflandırılması zemin özelliklerini algılamak açısından önemlidir. Eldiveninizin karın üzerine düştüğünde oluşturduğu göçükle sınıflandırılmaya başlar ve yumuşak kar adını alır. Karın yapısı gereği yumuşaklığı bir avantaj gibi gözükse de, kar yüksekliği nedeniyle yürüme zeminin sizin tarafınızdan oluşturulacağı anlamını taşır. Bu zemini oluşturmaksa fazladan güç kullanımını gerektirir. Kar, her ne kadar sizin ağırlığınızla ezilse de gurup üyelerinin ağırlıkları da göz önüne alınarak, oluşturulabilecek en sabit zemin için fazladan güç uygulanır. Ezilerek sıkıştırılan kar size karşı karşıt baskı uygular. Kış koşulları, ıslaklık, nem ve soğuğun etkileri göz önüne alındığında ayağı bu koşullardan koruyacak bir ekipman gereksinimi ortaya çıkar. İki parçadan oluşan plastik ayakkabılar günübirlik etkinliklerde kullanılmasalar da süreli etkinliklerin olmazsa olmazlarıdır.

6. Sert kar: Kar ne kadar sert olabilir? Bu sorunun cevabını doğa da öğrenmek tehlikeli bir durumdur. Çünkü kar, bir kaya kadar sert olabilir. Bu nedenle sert kar üzerinde yürüyebilmek, hem karşıt baskıyı azaltmak, hem de kar üzerinde iz açarak tutunabilmek için fazladan güç harcamayı gerektiriyor. İki parçalı plastik ayakkabılar, ayak için üst düzeyde koruma sağlarken, sertlikleriyle iz açmada da kolaylık sağlıyor

7. Buz: Cam gibi sert bir yüzeyde tutunmak neredeyse imkânsızdır. İmkânsız olanı başarmaksa Krampon adı verilen özel aletlerle mümkündür. Peki nasıl? Tekme atma hareketleriyle buza çakılarak kullanılan bu aletler, bağlama biçimleriyle her türlü ayakkabıda kullanılıyor olmasına rağmen; kullanım biçimi nedeniyle sert ayakkabılarla birlikte tercih ediliyor.

8. Karışık zemin (Kar+Buz+Kayalık+Çarşak): Dağ ortamlarında karışık zeminler çözülmesi gereken önemli bir problemdir. Hedefe ulaşmak bu problemin çözülmesine bağlıdır. Değişken koşulların zorluğu, bu koşullarda kullanılacak ayakkabıları her türlü dış ve şok etkisini azaltacak özelliklerle donatmaktadır.
zati erbaş

Doğada Yürüyüş

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir