Blog

16 Eylül 2008

Doğal Yaşamın Bir Bütün Halinde Korunmaması Uzun Vadeli Bir Yok Oluş Sürecinin Başlangıcını İfade Ediyor

Ormanın eğimli yamaçlarına yerleşmiş sık orman dokusu içerisinde yürümek oldukça zor. Orman içi kesim yolları, iyi güneş almaları nedeniyle otlarla, çiçeklerle, ağaç fideleriyle dolu. Araçlar tarafından sık kullanılmayan bu yollar, yumuşayan zemin nedeniyle yürüyüşçüler için rahat bir parkura dönüştürüyor.

Ormanın avcı sakinleri için bu açık alanlarsa, birer av sahası. Gizlenme imkânı olmayan bu alana çıkan, pek çok kuş, sürüngen ve memeli hayvan, avcılara kolaylıkla yem oluyor. Bu nedenle, avın savunmasız hale düştüğü bu alanlar, yırtıcılar tarafından sürekli kolaçan ediliyor. Bunun yanında orman içi yollar orman tabanına güneşin en kolay ulaşabildiği alanlar. Bu nedenle yol kenarları meyve veren Kuşburnu, Karamuk, Yabani çilek ve Yabani erik gibi pek çok çalılık tarafından adeta istila ediliyor. Pek çok orman canlısının bu alanları düzenli ziyaret etmesinin bir diğer sebebi de bu. Bol meyveli bir yol bütün orman canlıları için karşı koyulmaz bir cazibesi merkezi.

Doğadaki izleri okumayı öğrenmek yaşam döngüsünü algılamak için en önemli yollardan biri.Fotoğraflardaki izler bir ayıya ait. İzlerin bu kadar net oluşu, hayvanın tabanları vasıtasıyla kokusunu bırakmak için özel bir çaba sarf ettiğini gösteriyor. Böylelikle yaşam alanının sınırlarını çizen ayı, diğer ayıları bölgesinden uzak tutarak gereksiz kavgaların da önüne geçmiş oluyor.

Bölgedeki ayı dışkıları incelendiğinde, meşe palamudu ve bölgede yetişen tüm meyvelerin tohumlarıyla dolu olduğunu görebiliyoruz. Bu bilgiler, ormanı korumanın ayıyı korumakla bağlantılı olduğunu gösteriyor. Doğal döngü içerisinden ayının çıkartılması, tüm meyveli ağaçların yayılımının durdurulması anlamına geliyor. Doğal yaşamın bir bütün halinde korunmaması uzun vadeli bir yok oluş sürecinin başlangıcını ifade ediyor.

zati erbaş

Doğa Okulu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir