Blog

6 Aralık 2008

Dokunma Bana / Balsaminaceae

Gorgit yaylasını Çamdalı köyüne bağlayan patika, Karçal dağları geçişinin bizim için bittiği anlamına geliyor. Bir gece önce usul usul yağan yağmur, hala peşimizde. Patikayı sınırlayan sürünücü dikenlerin kuytuluklarında gizlenen çiçeği gördüğümde içim ışıldıyor. Canım benim, kimden saklanıyorsun? Adın ne senin? Bilmiyorum. Bilmemek ne kötü, hele de çiçeklerin adını.

Gökyüzü bulutlu, ışık fotoğraf çekmemi zorlaştırıyor. Üst üste çektiğim fotoğraflardan birinin iyi çıkmasını diliyorum. Tohuma dönmüş çiçeklerden, dikkatlice bir kaç tohum kesesi kopartıyorum. Cebime koyup, eve döndüğümde saksıda yetiştirmeyi planlıyorum. Elimi cebime soktuğumda, avucumdaki kıpıdanma yüzünden hızla dışarı çekiyorum. Zehirli bir böcek girmiş olabileceği düşüncesiyle, cebimi, boşaltmak için dışarı çıkarıyorum. Ne böcek, ne de cebime koyduğum tohum keseleri var.

Bir kaç tohum kesesi daha almak için uzandığımda, minyatür bezelye görünümlü tohum keseleri ile saplarının belli bir açı oluşturduklarını fark ediyorum. Tohumları koparırken yalnışlıkla bu açıyı düzelttiğimde, doğanın bir başka büyüsüne tanıklık ediyorum. Açı düzeldiğinde, cebimdeki hareketlenmenin  gizemini de çözüyorum;  çiçeğin tohum kesesi küçük bir patlamayla kıvrılarak toplanıyor. Bu patlama, tohum kesesinin omurgasını oluşturan kama görünümlü parça üzerindeki zarfı açıyor ve tohumları açığa çıkararak savuruyor. Bitki bu özelliği sayesinde, yanından geçen herhangi bir canlının dokunuşuyla, ya da sert esen bir rüzgarla, küçük patlamalar yaratarak tohumlarının yeni yaşama alanlarına ulaşmasını sağlıyor. Çiçeğin adını merak ediyorsanız söyleyeyim “Dokunma bana”

zati erbaş

Doğa Okulu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir