Blog

7 Şubat 2008

Giysilerde Kullanılan Materyaller

Aşağıda kış giyimi ve yalıtımında kullanılan bazı materyallerin tanımı yapılmıştır.

1. Yün – Yalıtım kalitesi esnek üç-boyutlu keçeleştirilmiş iplik kıvrımlarının arasına hapsedilen havadan kaynaklanır. Yapı ve kalınlığa bağlı olarak, yün giysinin %60-80’ni havadan oluşur. Yün nemli his uyandırmadan bir miktar suyu emebilir, çünkü su gözeneklerin içinde kaybolur. Yünlü kumaşın içinde su olmasına karşın hala yalıtım sağlanır. Yünlü kumaşın olumsuz yönü çok fazla su emme kapasitesine sahip olmasıdır. En yüksek emme kapasitesi kumaş ağırlığının % 33’ü kadardır. Yün nemi çok yavaş uzaklaştırır, bu da üşümeyi yavaşlatır. Yün çok sık dokunduğunda rüzgar geçirgenliği oldukça düşer. Yün kumaşın olumlu yanı görece daha ucuz olmasıdır. Ancak deride kaşınma yaratır ve hassasiyet yaratabilir.

2. Polar kumaşlar – Bu kumaşlar genellikle plastikten (polyester, poliolefin, polipropilen, vs) yapılmış sentetik materyallerdir. Yüne benzer yalıtım kapasitesine sahiptirler. Olumlu yanları, yüne oranla daha az su emerler ve daha çabuk kururlar. Polar kumaşlar çeşitli ağırlık/kalınlıkta dokunarak farklı kabarıklık ve yalıtım sunarlar. Bu, çeşitli katman seçeneği sunar. Polar kumaşların olumsuz yanı ise çok zayıf rüzgar dirençli oluşlarıdır. Bu nedenle her zaman koruyucu bir dış katmana gereksinim vardır. Ara bir rüzgar geçirmez katmanı olan polar kumaşlar da üretilmektedir.

3. Polipropilen ve diğer su-sevmez kumaşlar – Polipropilen ölü hava yüzeyi sağlayan ve su emmeyen sentetik plastik bir ipliktir. Bu nedenle su buharını vücuttan uzak tutar. Polipropilen katmanları doğrudan çıplak tene giyildiğinde teni ıslanmaktan korur ve buharlaşmadan dolayı ısı kaybını azaltır. Su vücuttan uzaklaştıkça buharlaşır. Ten ile buharlaşma noktası arasındaki eklenen her milimetre uzaklık vücut ısı kaybını azaltır. Bazı kumaşlar ipliğin kimyasal doğasına bağlı olarak su-sevmezler. Bazılarında ise aynı etkiyi yaratmak için moleküler bir katman eklenmiştir.

4. Buhar Bariyer Sistemleri – Kışın sıcak kalmanın diğer bir yolu da buhar bariyer sistemleridir. Etkin olmasa da vücut deriden sürekli su kaybeder. Bu kuruma bazal terleme olarak bilinir ve hava neminin %70’in altında olduğu koşullarda gerçekleşir. Bu terleme her 24 saatte yaklaşık ½ litre su kaybına neden olur. Her gram sıvıyı buhara dönüştürmek için 580 kalori gerektiği için kurma ve aktivite sonucu terleme yolu ile vücut sürekli ısı kaybeder. Buhar bariyeri su geçirgenliği olmayan dolayısı ile su buharının taşınımını engelleyen giysidir. Tene yakın giyildiğinde su buharını tenin üzerinde tutar. Sonunda nem düzeyi %70’in üzerine çıktığında vücut bazal terlemeyi keser. Bu buharlaşma yoluyla ısı kaybını önler ve susuz kalmayı azaltır.

Buhar bariyerleri doğrudan çıplak tenin üzerine giyilmemelidir. Çünkü doğrudan ten üzerinde nemin buharlaşması ısı kaybına neden olur. Polipropilen veya başka su-sevmez katman giyilmesi ten ile su bariyeri arasında nemin taşınmasını sağlayarak doğrudan ten ile teması önler. Buhar bariyer sistemleri bazı kişiler için bazı koşullarda verimlidir. Bir buhar bariyerini kullanmadan önce, etkinlik düzeyi, ne kadar terlendiği ve nem komforunu göz önüne almak gerekir. Aktif değilseniz, örneğin uyku tulumu içinde kullanmak çok iyi sonuç verir. Buhar bariyeri uyku tulumu çarşafı, -10, -12°C’de, tek başına uyku tulumundan daha iyi koruma sağlar. Ancak, bazı kişiler uyku tulumunda nemli yatmaktan hoşlanmazlar. Bu durumda daha iyi yalıtılmış uyku tulumu kullanılmalıdır. Buhar bariyerlerinin bir başka etkisi de, soğuk havalarda buharlaşmayı engelleyerek uyku tulumun dışında su yoğuşmasını ve dolayısıyla donmasını engellemesidir. Yalnız, bu durumda uyku tulumunu düzenli olarak kurutmak gerekir. Kaz tüyü uyku tulumlarında bu nem tüylerin yapışmasına ve ölü hava tutumunun azalmasına neden olur.

Aktif iseniz, örneğin karda yürüyorsanız, ve bir buhar bariyeri kullanıyorsanız, çorap, nasıl terlediğinize dikkat etmeniz gerekir. Çok fazla terliyorsanız, ayağınız ve polipropilen çorabınız vücut terlemeyi daha kesmeden tamamen su içerisinde kalır. Suyun tene yakın olması ısı kaybını arttırır. Az terliyorsanız, vücudunuz ayaklarınız daha tam ıslanmadan terlemeyi kesecektir. Önemli olan, ısı kaybı suyun sıvı evreden gaz evreye geçmesi sırasında oluşur. Ten üzerindeki sıvı su çok az ısı kaybına neden olur. Ten üzerindeki su baharı ise çok miktarda ısı kaybına neden olur. Buhar bariyer sisteminin size uygun olup olmadığını test etmeniz gerekmektedir.

5. Polarguard, Hollofil, Quallofil ve diğerleri – Bunlar genellikle uyku tulumlarında ve ceket gibi ağır dış katman giysilerde kullanılan sentetik ipliklerdir. Bu kumaşlar yüksek miktarda ölü hava yüzeyi sağlarlar (kaz tüyü kadar değil). Bu kumaşların olumlu yönleri suyu emmemeleri ve nispeten kolay kurumalarıdır. Polarguard geniş tabakalar halinde üretilmektedir. Hollofil ise polarguarda benzer ancak oyuklu bir yüzeye sahiptir. Bu ölü hava hacmini arttırarak daha yüksek ısıl verimi sağlar. Quallofillerde ise iplikler arasında dört oyuk bulunmaktadır.

6. “Çok ince” iplikler – Primaloft, Microloft, Thinsulate ve diğerleri – Bu sentetik iplikler ardında yatan, iplik inceldikçe ölü alan yüzeyinde artışın olmasıdır. Örneğin, 127 mm (5 inç) genişliğinde kapalı bir alan düşününüz. Bu alan içerisine 25,4 mm (1 inç) kalınlığında 2 parça yerleştiriniz. Geriye 76,2 mm (3 inç)’lik etkin bir hava tabakası kalır. Aynı alanı her biri 6,35 mm (1/4 inç) kalınlığında 4 parça ile bölerseniz, geriye 101,6 mm (4 inç)’lik bir hava tabakası kalır. Bu şekilde 25,4 mm (1 inç)’lik bir hava tabakası kazanılmış olur. Laboratuar koşularında, belli bir Thinsulate kalınlığı aynı kalınlıktaki bir kaz tüyü dolgudan iki katı daha fazla ısıtır ancak kuş tüyünden %40 daha ağırdır. Thinsulate tabaka halinde üretildiği için daha çok dış katmanlar için kullanılır, örneğin ceketler ve pantolonlar. Primaloft ve Microloft gibi yeni materyaller ise eşdeğer hacme sahip kaz tüyüne yakın ağırlıkta olan çok ince ipliklerdir. Bu materyaller ceketlerde ve uyku tulumlarında artık kaz tüyü yerine kullanılmaktadır. Bu materyallerden yapılan malzemeler sıkıştırılarak küçültülebilir. Islandıkları zaman bile işlevlerini yerine getirirler, kaz tüyüne göre ağırdırlar.

7. Kaz tüyü – Tüyler çok etkin yalıtıcılardır. Çok düşük ağırlıkta mükemmel ölü hava yüzeyi sağlarlar. Kışın kaz tüyü ile temel problem su emmesidir. Tüyler ıslandığında yapışarak ölü hava yüzeyini kaybederler. Kışın kaz tüyü malzemelerin kullanımı, ıslanmalarını engellenmesi için özel dikkat gerektirir. Örneğin, kaz tüyü uyku tulumunun içerisinde buhar bariyeri kullanmak tulumun kuru kalmasını sağlar. Uyku tulumlarında kaz tüyü kullanımının yatan kişinin şeklini alması ve bu şekilde boş alanları azaltmasıdır. Kaz tüyü çok fazla sıkıştırılabildiği için az yer kaplar. Ancak, vücut ağırlığı da sıkışmaya neden olduğu için altınızdaki tüyle ezilir. Bu nedenle, uyku tulumunun altındaki yalıtımın (ısı yalıtımı yüksek matlar) çok iyi olması gerekir. Sentetik uyku tulumlarında bu sorun gözlenmez. Bazı kişiler kaz tüyüne allerjik tepki gösterir. Bir kaz tüyü uyku tulumunun verimi kullanılan tüylerin kalitesi ile bağlantılıdır. Bu tulumlar, tek tek tüylerden oluştuğu için, tüylerin bir yerde toplanmasını engellemek için odacıklar oluşturulur.

8. Radyasyon bariyerleri – vücut ısısının bir kısmı radyasyon ile kaybedilir. Bir yöntem bu ısıyı bir yansıtıcı (aluminyum) ile tutmaktır. Yansıtıcı malzemeler “Acil durum battaniyesi” ile bazı bivak torbaları ve uyku tulumlarında kullanılmaktadır.

Not: Pamuk temel olarak kışın işe yaramaz. Pamuk suyu emerek fitil işlevi görür ve kumaşın her bölgesine suyun ulaşmasını sağlar. Polipropilenden farklı olarak pamuk bu nemi emer ve daha önceki ölü havanın yerini su alır. Bu yüksek buharlaşma ve su tutulumu pamuklu kumaşın kurumasını imkansız hale getirir.

Genel

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir