Blog

1 Kasım 2011

İşte Bu Yüzden Dostlukların Onarıma İhtiyacı Yoktur.

Yaşayıp öğreniyorum yalnızlığı. Affetme duygum, akıp giden su gibi, kuruyorum. Ben hiç affedemedim kendimi. Bunu başardığımı sandığım zamanlarda bile, küllerimin arasında canımı yakacak bir köz buldum. Bunu ben yaptım kendime, başka biri değil. Dünya bu kadar yaşanası ve güzelken, neden böyle bir yaşamı seçer ki insan, bunu bilmiyorum işte. Belki de, içimde küllenmeye yüz tutan ateşi alevlendiren dostluklarım yüzündendir kim bilir?
Bakın size bir anımı anlatayım. Ama isim vermeyeyim incinmesin hiç kimse. Telefon konuşması şöyle başlıyor; Dağa gideceğiz rehberliğine ihtiyacımız var ama bizi refüze edersin diye arayamıyoruz. Bir an düşünüyorum bunu yapar mıyım? Evet yaparım. En azından eskiden yapardım. Ama şimdi yapmak istemiyorum. Ortak bir çizgide buluşabilmeli, yollarını kesiştirebilmeli insan, her dem düşmanca yaşamanın bir anlamı yok ki. Bu bir tercihse, yanlış olduğunu yaşayarak öğrendim ben. Karşı kaldırımların boş duvarlarına bir şeyler gizlenmiş gibi aranarak bakınan pek çok insan var hayatımda.
Gider miyiz? Gideriz, neden olmasın, para pul da istemem. Yol paranı öderiz canım diyor.
Yeni başlangıçlar için duvarları yıkmak gerek, yoksa arkasını hiçbir zaman göremeyeceğim. Ben seni ararım o zaman, yakında Ankara da olacağım. Her başlangıç yeni bir hayat belki bir şansım olur mutlu olmak için, kim bilir.
Yolculuk tarihinden birkaç gün önce; Yahu sorma olup biteni H nin eşi işe girmiş, tatilini ayarlayamıyor. Ben de yalnız kalıyorum. Biz düşündük taşındık gitmemeye karar verdik. Canınız sağ olsun kısmet değilmiş demek ki yapacak bir şey yok. Dertleniyorum aslına bakarsanız, yeni bir başlangıç yitirilmiş oluyor.
Yarım saat sonra çalan telefon beni insan gerçeğiyle bir kez daha tanıştırıyor. Ağabey arkadaşların geliyor. Onları Kars tan alacağım. Pansiyon henüz bitmedi. Nasıl yapacağımı bilemedim. Bana yol gösterir misin? İçimi tarifsizce acıtan şeyin ne olduğunu bilmiyorum.
Yemekler şöyle olsun, şunu yap, bunu yap; sessizliğe ulaşmak için elimden geleni yapıyorum.
Böyle bir durumda susmam mı gerek? Bunu bilemiyorum. Uzun uzun düşünüyorum. Anlıyorum ki bazı duygular bitmişse bitmiştir. Ve o duygular dostlukla karıştırılabilir. İşte bu yüzden dostlukların onarıma ihtiyacı yoktur.
Yazışmalar;
Sevgili E
Hayatta en değerli şey dostluklardır. Kıymetini bil ve asla onları kırma. Eğer başına bir şey gelirse yardımına önce onlar gelecektir. Hayatımda sana yer olmadığına karar vererek adresini sildim bunun için bana asla kırılma.
13  Ağustos yolculuğunuzda başarılar dilerim.
Neden öyle davranmak zorunda kaldığımı anlamaya çalışsan daha iyi olurdu ama yine de sen bilirsin. Dileğin içinde teşekkürler. E
Ben hiç affedemedim kendimi. Sanırım hiç bir zaman da affedemeyeceğim.
zati erbaş
Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir