Blog

16 Mart 2010

Kartal, Tilki, Fare ve Yaşam Döngüsü

Doğa kitabının sayfalarından
Geniş düzlüklerdeki yollar, alt geçitler, tüneller, trafiğin oldukça yoğun olduğunu gösteriyor. Karın etkisiyle yere yatan otların, dalların ve taşların arasından geçen bu ulaşım ağı toprağın derinliklerinde yer alan bir şehre ulaşıyor. Şehrin sakinleri ortalıkta görünmüyor. Yaşam izinin olmadığı, terk edilmişliğin hâkim olduğu bu alandaki yollar, karların erimesiyle su kanallarına dönüşmüşler. Su yavaşça taşınıyor bu kanallar sayesinde toprağın derinliklerine. Kar toprağı bir bebek gibi emziriyor. Karnı doymuş bir çocuğun gülücüğü gibi çiçekler boy gösteriyor, güneşin düştüğü yerlerde. Toprak sürüklenmiyor. Toprağını koruyor doğa.

 

Kartala ait kanat, rüzgâra veda eder gibi hafifçe kımıldıyor. Hüzünlü bir görüntü, bir krala yakışan veda değil bu. Avcıdan ava dönmüş bir kralın toprağa dönüşme günleri. Parçalanmış bir bedenden arta kalanın üzerindeki dışkı bir aşağılamamı? Belki de, belki de değil! Sıradan görüntüler bunlar pek çoğumuz için. Bir doğa okuyucusu içinse doğa kitabının sürprizlerle dolu sayfaları. Peki, neler oluyor?

Geniş düzlüklerde, karın ağırlığıyla yere yatan otların besleyici tohumlarına ulaşmak için tünel kazan fare, bu tüneller vasıtasıyla karın altında güvenle dolaşırken, yüzeyin yakıcı soğuğundan da korunuyor. Kar, toprağı, fareyi ve besin deposunu koruyor. Gerçekten koruyor mu?

Karların altındaki seslere kulak kesilen tilki havaya sıçrıyor ve kafa üstü karlara gömülüyor. İlk hamle, belki boşa çıkıyor ama Tilki bu hamleyi defalarca tekrarlıyor. Ve büyük ödüle ulaşıyor. Lezzetli ve doyurucu bir öğün; şişman bir fare. Yaşam ve ölüm oyununda iyi olan kazanıyor.

Kışın yakıcı soğuğunda av bulmak, bir Kartal için hiç de kolay değil. Karın derinlerinde kalan fare, beyaza dönüşerek görünmez olan tavşanlar ve tilkiler. Güçlü olmayan için açlık kaçınılmaz. Gökyüzünün kralı olmak ölümü engellemiyor. Ve kanatların rüzgârla olan yolculuğu sona eriyor.

Kanatların üzerindeki dışkının içeriğindeki giz çözülmeyi bekliyor. Bir aşağılama mı? Hayır! Tavşan, yaban domuzu, fare tüyleri, kuşburnu tohumlarıyla dolu bu dışkı, Tilkinin yaşama başarısının izleri. Zengin besin kaynaklarını korumak bir avcı için çok önemli. Tilki dışkısını en kolay bulunabilecek yere, besin kaynağının yakınına ya da yükseğe bırakarak mesajını kolayca iletiyor. Yasak bölge. Bu alana girmek yasak ve tehlikelidir.

Yaşam döngüsünde hiçbir şey yok olmuyor. Sadece dönüşüyor. Yaşam, ölüme, ölüm yaşama; döngü sürüyor. Güçlü olan fareler hayatta kalıyor. Güçlü olan Kartal hayatta kalıyor. Güçlü olan tilki hayatta kalıyor. Ve yaşam yeniliyor kendini.

Baharla doğacak bütün yavrular bu sınavdan başarıyla çıkmış anne ve babaların çocukları olacak. Ve bir dahaki sessizlik mevsiminde bu sınav tekrarlanacak. Hep güçlü olan hayatta kalacak.

Ulus halinin arka sokağında bir çocuk, naylon torbaya doldurduğu uyuşturucuyu derin soluklar alarak dolduruyor bedenine, gözler dönüyor ve yaşam doğmadan ölüyor.

Bin tane adam ve kadın geçiyor başlarını önüne eğerek çocuğun önünden.
Şimdi biliyorum. Başımızı öne eğerek yürümek sorunu çözmüyor.

zati erbaş

Doğa Okulu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir