Blog

8 Mart 2008

Milli Ağaçlandırma Seferberliği Başladı!

Tohumuna sahip çıkamayanlar bağımsız olamazlar! ze

Çevre ve Orman Bakanlığının ağaçlandırma seferberliği için kullandığı sloganı duyduğumda kendimi kullanılmış hissediyorum.

Büyüklük sende kalsın.

Bir fidan da sen dik.

Ülkemizde 2B ile satışı gerçekleşen 70 milyon m2 alanın büyük çoğunluğuna yeniden orman vasfı kazandırmak mümkündür ve bu yapılmamıştır. Bu arazilerin satışına onay verenler benden bu katkıyı istememeliler.

2BNedir?

2B, 6831 Sayılı Orman Kanunu’nun 2. Maddesi B Bendi için kullanılan bir kısaltmadır. Bu tabir, orman vasfını yitirmiş araziler için kullanılmaktadır.
Daha açık bir ifadeyle, orman vasfını yitirmiş, kadastro marifetiyle orman alanları dışına çıkartılmış, bir daha geri kazanılamayan ve ıslah edilemeyen araziler 2B olarak tanımlanmaktadır.

Yaşayan orman ekosistemleri incelendiğinde türler arasındaki olağanüstü dengeyi kolaylıkla görmek mümkündür. Kuşlar, memeliler, sürüngenler, kemirgenler, solucanlar sistemin yaşamasında ve gelişim göstermesinde önemli roller üstlenirler. Orman vasfını yitirmiş olarak nitelendirilen arazilerin orman olarak yeniden kazanılması sağlıklı sistemler üretmek açısından kolaylık sağlar.

Kuşların ormanlara gelme sürecinin kolay olduğunu düşünüyorsanız yanılıyorsunuz. Kuşlarda üreme döngüsü beslenme, yuvalanma alanlarının oluşmasıyla başlar. Bu döngü tamamlanmadan ormanlarda kuş sesleri duymak olanaksızdır. Ağaç dikmekle başlayan süreç ortalama 25 yıllık bir sürede kendini tamamlar. Eğer ormanı, doğanın oluşturduğu kusursuzlukta hazırlamışsanız kuşlar için yaşama ve üreme alanı oluşturabilirsiniz. Doğal döngü bunu kolaylıkla başarırken, insan eliyle hazırlanmış ormanlarda bu durumun gerçekleşmesi uzun yıllar alacaktır.

Orman kuşlarının gelmesiyle başlayan süreç, yırtıcı kuşların gelmesiyle tamamlanmış olur. Toprağı havalandıran, tohumları diken gönüllü işçiler; Yaban domuzlarının gelmesi sistemin gelişim sürecini hızlandırır. Dengeleyici yırtıcılar; Kurt, Ayı, Çakal ve Tilkilerin gelmesiyse insanla girdikleri yaşama alanı çatışmalarına bağlıdır. Basit bir döngü gibi gözükmesine rağmen orman ekosistemini oluşturan elemanları tanımlamak hiç kolay değildir. 

Herhangi bir yerin ormansızlaştırılması ve çeşitli amaçlarla işgal edilmesi, 6831 sayılı Orman Kanunu’nun 14, 15 ve 17. maddelerine göre suçtur. Ve bu suçunAnayasamızın 169. Maddesine göre<<…münhasıran orman suçları için genel ve özel af çıkarılamaz.>> affı yoktur.

Bu suçun önlenmesi ülkemizin ağaçlandırılması çalışmalarının en önemli adımıdır. Bu sayede ormanlar üzerinde insan eliyle oluşturulan ve oluşturulmaya çalışılan baskılar azaltılacak, sistem kendini üretme ve onarma şansı bulacaktır. Bu konuda farkındalık sağlamak; çevre koruma politikaları üretme gücünü sivil topluma kazandıracaktır. Ülkem için ağaçlandırma çalışmalarına destek veriyorum; ama bunu sorgulayarak.

zati erbaş

Genel, Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir