Blog

19 Mayıs 2011

Şeritli Engerek / Montivipera Xanthina

Yılan, yılan, yılan; adrenalin, korku, çığlık ve bastırılması gereken bir öldürme isteği. Kalp atışımız ne kadar uzak duruyorsak o kadar yavaşlıyor. Elimize geçen bir kaya ya da sopa, bir silaha, bir öldürme aracına dönüşüyor. Yaprakların arasında gizlenen sürüngen için bu trajik rastlaşma çoğunlukla ölümle sonlanıyor.

Peki, neden öldürüyoruz? Neden bu kadar öfkeliyiz bu canlılara karşı? Cevabı oldukça basit, onları tanımıyor ve hayatımızdaki yerlerini bilmiyoruz.

Yapıları gereği, üstün gizlenme ustası olan bu canlılar, onlara ne kadar yakın olursak olalım, tehdit oluşturmadığımız müddetçe insana saldırmıyor. Savunma pozisyonunda tehditkâr bir tıslamayla başlayan uyarıları çok net; benden uzak dur ve zarar görme, herkes yoluna gitsin. Oldukça yavaş hareket eden, üstün bir gizlenme yeteneğine sahip olan bu canlılar, küçük kemiriciler, kuşlar, yılanlar ve kertenkeleler ile besleniyor.

Onlar, gizlenmeyi seven, hiçbir zaman göz önünde olmak istemeyen canlılar. Eğer tesadüfî bir karşılaşma yaşıyorsanız, bunun bir ayrıcalık olduğunu bilin. Ve bu şansı onları tanımak için kullanın. Şunu asla unutmayın, “tanımadığınız hiçbir şeyi sevemezsiniz”. Yılanda sevilir miymiş, olmayıversinler hayatımızda mı diyorsunuz? O zaman farelerle yaşamayı seçtiniz, kutlarım.

zati erbaş

Doğa Okulu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir