Blog

30 Eylül 2009

Sineğin Yaşam Döngüsü

Eymir Gölü’nün patikaları gitgide ıssızlaşıyor. Rüzgâr ayak izlerini siliyor patikalardan. Bahar ve yaz döneminin gözde yürüyüş alanının üzerindeki insan baskısı yavaş yavaş azalıyor. Sonbaharın kararsız havalarıyla birlikte, birkaç bisikletli dışında patikaları kullanan kimse yok. İnsan baskısı göl kenarındaki yiyecek içecek mekânlarıyla sınırlı kalacak kış boyunca.

Patikalarda yaşam tüm hızıyla sürüyor. Karıncalar büyük bir koşturmaca ile kışa hazırlanıyor. Bolca güneş alan patikaları mesken tutan kertenkeleler böcek ziyafeti çekiyor kendilerine. Hava serin, kertenkeleler yavaş, kolayca yakalayıp doğanın on binlerce yılda yarattığı kusursuzluğa bakıyorum. Onun kalbi de benim ki kadar hızlı çarpıyor.

Bölgede sadece böcekler ve sürüngenler yok. Tilki, Tavşan, Kuşlar ve kemirgenler de bu bölgeyi mesken tutanlardan. Mevsim meyvelerinin tohumları bölgede yaşayan canlıların dışkılarıyla yayılmaya başlamışlar bile. Kış için yemek hazırla, uzaklara gitme şansını yakala; Kuşburnu, Çağla, İğde ya da Karamuk adına güzel ve yararlı bir ilişki.

Patikadan hızla havalanan arı benzeri sinek havada asılı kalıyor ve tekrar patikaya konuyor. Sonra tekrar uçuyor ve konuyor. Sadece patikayı kullanıyor. Sineğin caka satar bir görünümü var. Hızlı uçuyor ve bir roket gibi dik konumda yere iniyor. Fotoğraf için poz veren bir kadına benziyor daha çok.

Peki, neden patikayı kullanıyor. Açık alanda bir kertenkeleye ya da kuşa av olma ihtimali çok yüksek oysa. Bu sorunun cevabını onu fotoğraflamak için yaklaştığımda anlıyorum. Yere dik konumlanan sinek, patikanın tozlu yüzeyine vücudunun alt kısmını hızla titreştirerek bir çukur açıyor. Bu çukurun yumurta bırakmak üzere açıldığını düşünüyorum. Patika, yüzeyindeki kalın ve yumuşak toz tabakasıyla sineği kendine çekerken, belki de sineğin yumurtalarına kışı geçirebilecekleri yumuşak bir yatak işlevi sunuyor.

Doğa da geçirdiğim zaman dilimi içerisinde attığım her adım bir keşif yolculuğu. Ve bu yolculuk, beni yaşamın kusursuz dengesine taşıyor.  Benim de bir gün toz olacak bedenim ve bir gün bir sineğin yumurtasına yatak olacağım. Bedenimi saran korku dolu titremeye engel olamasam da, aklım gülümsüyor. Yaşamın neresinde olursam olayım, ben hep buralarda bir yerlerde olacağım.

Sineğin gölgesi bir güvercin sureti olup düşüyor toprağa. Barış içinde yaşamalıyız der gibi. Siz ne dersiniz?

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir