Blog

1 Kasım 2009

Sırt Çantası, Dağ Aşma Yürüyüşlerinde Sırt Çantası Etkisi

Yanlış sırt çantası kullanımının psikolojik etkileri

Ne kadar aptalım! Sırtınızdaki çantanın kolanları omuzlarınıza basmaya başlayınca, içine yerleştirdiğiniz kamp yükünü düşünüp, en az bir kere bu cümleyi kurduğunuza eminim. Dürbün, jöle işkembe ve iki deste oyun kâğıdı fazla oldu. Keşke plastik tabak alsaydım. İki yüz gram Türk kahvesi? Sorular, sorular. Of, yol bitmek bitmedi.

Artık durmak, sırtınızdaki yükten kurtulmak bir amaçtır ve bu amaca ulaşmak için ürettiğiniz bin bir bahane işe yaramaz. Her adımda, canınızı acıtan çantanın, omuz kolonlarındaki yükü, bir omuzdan diğerine geçirmeniz de acıyı pek değişmez. Canınız çok yanacaktır. Acı kaynağının sürekliliği, her adımda sinirlerinizi gerecek, sizi saldırganlaştıracak ve tüketecektir. Bu tükeniş, çevrenizdeki her şeyi acıyı dönüşür ve objektif görme yeteneğinizi kaybedersiniz. Tükenmişliğin getirdiği zihinsel körlükse, yaşadığınız güzellikleri büyük bir hızla tüketir. Kum saatine benzer bu tükenişi tersine çevirmek çok kolay, ama bir o kadar da zordur. Neden mi? Akılcı bakış açısının yittiği, duygusal bakış açısının her şeyin önüne geçtiği bu durumda, karar verme mekanizmanız doğru çalışmaz.

Zorlu dağ koşullarında her davranışınızın, size bir ayna görüntüsü gibi yansıyacağını, attığınız her yanlış adımın, yanlışlığa davetiye çıkardığını unutmamamlasınız. Bu, öğrenmeniz gereken önemli bir derstir. Hepimizin doğruları var, ben bu coğrafyanın çocuğuyum, bildiğimi okurum mu diyorsunuz? Bu tehlikeli bir durumdur. Bu davranış biçimi sizin için hayati riskler içermeyebilir, ama çevreniz için sizi bir tehdide dönüştürür ve sizi yalnızlaştırır. Yalnızlık, bireyin zorlu dağ koşullarında yüzleşmeyi isteyeceği en son şeydir.

Yansıma ve yanılsama durumuna düştüğünüzde ikincil tehlike devreye girer. Hiçbir patlayıcı tetikleme mekanizması olmadan ateş almaz. Tetikleme mekanizmasını ise en yakınındaki arkadaşınız oluşturur. Bu etkileşim başladığında,  sürekli bir tetiklenmeyle başlayan ateşlenme süreci, yaptığınızı doğrulayacak her cümlenin kurulmasını sağlar. Artık yanlış ya da doğru yoktur. Haklı ya da haksız vardır. Haklı çıkmaksa amaca dönüşür ve beraberinde kirlenmeyi getirir.

Artık yolculuğunuz sona ermiştir. Her konuda kendinizi haklı kabul edebilirsiniz. Kurduğunuz her cümleyi umarsızca kurabilirsiniz. Bilgisizliğinizin acısını başkalarından çıkarabilir, onları incitebilirsiniz. Sonuçları muhteşem bir yenilgi olan bu durumsa sizi uzun zaman incitmeye devam edecektir.

Buna değer miydi? Bu sorunun cevabının çantanızın omuz kolonlarında olduğunu öğrenmeniz uzun zamanınızı almayacaktır. Ve inanın bana yaşam incittiğinizle kalacaktır.

Bana yardım et! Lütfen. Bu çağrı hiç kimseyi incitmez. İnanın bana.

zati erbaş

Doğada Yürüyüş

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir