Blog

6 Eylül 2009

Siste Yürümek

Korkunun dağ aşma yürüyüşlerindeki etkisi

Buzlu rakı kıvamı bir mekânda yolculuk; siste yürümek, bu kadar zor ve baş döndürücüdür. Yol bulmak, yön bulmak imkânsızdır neredeyse. Sütbeyaz bir körlükte zaman, yavaş ve sünerek akmaya başlar. Ellerinizi parçalarmışçasına kemirir, ıslak soğuk, bir kurdun vahşiliğiyle. Hafif esen rüzgâr bile “gerçeğe” dönüştürür sisi ve çok can yakar. Aklınızın bir köşesine çizdiğiniz mekânsal görüntüler yoksa hiç bir yol, sizi beklediğiniz yere götürmeyecektir. Korku hâkim olacaktır size, zamana ve mekâna.

Ne işe yarar ki korku? Aslına bakarsanız iyi bir öğreticidir. Kalbiniz daha bir sıkı çarpar. Soluk alışınız hızlanır. Gözbebekleriniz büyür. Vücudunuz daha bir sıcak olur. Yere daha dikkatli basarsınız. Etrafınıza daha dikkatli bakarsınız. Kısaca attığınız her adımı daha dikkatli atarsınız. Doğa size basit ama etkili bir sınav uygular.  Ve edindirdiği kazanım dağlara gitmenin anahtarıdır. Şimdi modern zamanların yol göstericileri kullanılıyor korkuya ne gerek var diyebilirsiniz. Haklısınız. Ama o, korkunun aşka benzer güzelliğini size yaşatmayacaktır. Ondan kurtulun ve kalbiniz bırakın hızlı çarpsın.

zati erbaş

Doğa Okulu

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir