Blog

12 Mart 2008

Su Siparişi Vermek

Su siparişi verdim. Damacanayı mutfağa götürürken su olmadan yaşamanın zorluklarını düşündüm. Bulaşık, çamaşır, tuvalet, banyo ve hayat. Susuzluk zor iş. Dışarıda yağmur yağıyor. Yer altı suları yükselmiş midir? “Yeraltı suları içilebilir nitelikte değil, bu nedenle bahçeleri sulamak için satıyoruz”. Bu söylemi dile getiren yerel yönetim, “yağan yağmur barajları doldurmuyor, toprak henüz doymadı,” diyebiliyor. Çelişki var mı? Bence yok. Ticareti iyi bilmekle alakalı bütün bunlar. Bu sorunu yaza kadar erteliyoruz, çünkü Ankara’nın üç aylık suyu varmış. Su kesintisi yapmaya, suyu tasarruflu kullanmaya da gerek yok.

Akılcı çözüm önerilerinden biri; bulaşık makinesi al, su tasarruf et, az enerji kullan, sen yat makine çalışsın ve her şey bedavaya gelsin. Makineyi satanların yaptığı su hesabına bakılırsa düğün bulaşığı yıkamak lazım. Çok çalışan, çok üreten bir toplumuz biz. Üstelik işsizlik de bu ülkenin problemi değil. Bulaşık yıkayarak zaman harcamaya gerek de yok anlayacağınız. Verilen öğütleri yerine getirerek 18 YTL tasarruf edebilir, bulaşık makinesini bedavaya getirebiliriz. Bu arada çözmemiz gereken basit bir detay var: Tüketmeden önce iş bulmamız gerekecek.

zati erbaş

Genel, Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir