Blog

16 Eylül 2009

Süzme Torbası

Hayatı gözden geçirmek

Anneannemin süt sağarken ineğiyle konuşmalarını dinlerdim çocukken. Nergis, kızım, azıcık süt alacağım, bırak huysuzluk etmeyi. Merak etme yavruna bir memeni bırakacağım. İnek sakinleşir, süt sağmasına izin verirdi. Anneannem ineğin memesini dibinden yakalar ve sündürerek çekerdi. Meme şişer sonra ucundan ılık süt fışkırırdı kovaya doğru. Tüm memeleri sırayla dolaşır hepsinden payına düşen sütü alır, Nergise de verdiği sözü tutar, bir memeye hiç dokunmazdı.

Mutfağa gelen süt, süzülür, süt tenceresinde kısık odun ateşinde pişerdi yavaş yavaş. Kokusu mutfağı kaplar, bir dilim ekmek ve bakır bir tasla sıramın gelmesini beklerdim. Annem süt koyarken kaymağı üfler, kaymağın süt tasıma düşmesini engellerdi. Taze kaymak, uf nasıl lezzetlidir bilseniz. Mızmızlanınca evde yağ bitti oğlum, tereyağı yapacağım derdi. Artan süt ılıyınca yoğurt tenceresine aktarılır, içerisine maya eklenir, bir kez karıştırılır, üzeri bir bebek gibi sıkıca sarılır ve yoğurt olması beklenirdi.

Sütün yoğurt olması büyülü bir süreçtir. Süt koyarsınız hoop yoğurt oluvermiş. Hem de üzeri bir parmak kaymak kaplı. Kaymak biriktirilir, son atılan yoğurtla(taze yoğurt) birlikte yayığa konur ve yayılırdı. Yayık dediysem kocaman ahşap bir fıçı, tavana bir iple asılır ve anneannemin ritmiyle sallanmaya başlardı. Yoğurt fıçının bir o ucuna, bir bu ucuna çarparak güp güp sesler çıkartırdı. Yoğurt ayran olur, kaymak tereyağına dönerdi.

Yoğurdu taze tutmak zordur. Hava sıcaksa ekşir, ekşimese de değişime uğrar. Eskiden tabakta taş gibi dururken, süner, pelteleşir, sulanır ve gizemi kaybolur. Biraz hayatlarımıza benzer. Hayatlarımız da biraz öyle değil midir? Süzme torbasına döner zamanla  bedenlerimiz.

Yoğurt yaşlanınca süzme torbası devreye girer. Eskiden şeker çuvalları Amerikan bezinden yapılırdı. Annem onlardan torbalar diker, tarhana koyar, un koyar, fındık koyar, süzme torbası dikerdi. Süzme torbası ekşi ekşi kokar ve her zaman ayrı bir yerde dururdu. Yoğurt tenceresi torbaya boşaltılır ve yoğurdun suyu tükeninceye kadar bekletilirdi. Yoğurdun suyu yeşilimsi olur, ben tadını hiç sevemem. Ama yoğurdun suyu süzülürken izlemeyi severim. İp gibi incecik yeşilimsi bir su, damla damla süzülür ve tükenir.

Geleneksel süzme yoğurt nasıl yapılır bilmeyeniniz yoktur. Bunu neden yazdığımı düşünüyorsanız söyleyeyim? Aslında dostluklarımı gözden geçiriyorum son günlerde, hayatı nasıl ürettiğimi, nasıl tükettiğimi. Hayatı tüketenleri, yeşilimsi safra kıvamını yaşamımdan nasıl ayıracağımı düşünüyorum. Her şeyi koyup bir süzme torbasına gençliğimin en sevdiğim rakı mezesine, ballı süzme kıvamındaki dostluklarıma ulaşmaya çalışıyorum.

Belki de, ben safrayım kim bilir, ama arınmak lazım, durulmak, temizlenmek ve hayatı yeniden üretmek. Süzme kıvamında bir hayat istiyorum, ballı süzme kıvamında hem de.

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir