Blog

24 Mayıs 2010

Ufuk & Bahar Dördüncü

Büyülü kadınlar

Kim bu kadınlar? Müziğin ritmiyle bedenleri acıyla kıvranıyor. Acı mı? Belki de, bilmiyorum. Mutluluk ve mutsuzluk üzerine yazılan bir ağıt belki de yaşamları, ama bunu sadece onlar biliyor. Gözleriyle konuşmalarını izliyorum. Fırtınada kalmış bir yelkenli gibiler, her çalkantı müziği değiştiriyor. Her hareket kelimelere, kelimeler müziğe dönüşüyor.Ruhları nasıl oluyor da sarmaş dolaş oluyor piyanonun tuşlarına dokunurken. Nasıl başarıyorlar bunu? Bilmiyorum. Ufuk Dördüncünün gözlerinden yansıyan ışık sarıyor aklımı. Müzikten uzaklaşıp, beden dilinin acımasızlığıyla karşı karşıya kalıyorum. Mükemmelliğe uzanan yol, zor ve acımasız. Ve bu yolun sonu insana, insanın mutluluğuna çıkıyor. Büyülü kadınlar Karadeniz gibi çırpınırken, ben keyif sürüyorum.

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir