Blog

2 Haziran 2011

Uğur Böceği Zamanı

Saçı sakalı birbirine karışmış pejmürde adamların boşlukla konuşarak sokakta dolaşmalarına bir anlam veremezdim. Onlar farklıydı. Görünmez olanla konuşmak nasıl bir şeydi? Bir gazete ya da kitabın sayfaları arasında aranılan şey neydi? Neydi bu adamları dünyadan uzaklaştıran şey.

Değişmek tutkumuz olmaya başladı. Pantolonlar, etekler, yüksek ökçeli pabuçlar, örtüler, renklerle, değişiyoruz. Kendimizde bulamadığımız tanrıyı uzak diyarlarda arıyoruz. Değişmek adına kuramadığımız cümleleri başkalarından kopyala-yapıştır yapıyoruz. Ne güzel hayat, birileri bizim yerimize yapıyor nasıl olsa, düşünmeye ne gerek var.

Gaz bulutunda bir adamın ölümünü umursamıyoruz. Tabutundaki babasına ağlayan kız çocuğunu önemsemiyoruz. Karşı çıkıyorsan ölmeyi göze alacaksın; yapmasaymış demek kolayımıza gidiyor. Biri daha ölmüş, bahsetmeye gerek yok diyoruz. Değişiyoruz ama iyiye dönüşmüyoruz.

İyi adama dönüşmek nasıl bir şeydir. Bileniniz var mı? Yok değil mi? İyiliğin unutulduğu zamanları yaşıyoruz. İyilik olarak aklımızda kalan, üst geçitte mendil satan bir eli, bir kolu olmayan adamda tartılmaktan başka bir şey değil. Annem yoksul komşuya iki tıkıl (tane) köfte gönderirken sarıp sarmalardı. İncitmek olmaz derdi insanı.

Derin bir uykudan uyanmak, sanırım iyi adam olmak. Güneşi fark etmek, soluk almak, çocuk yetiştirmek, iyi adama olmak. Geleceğe bir şeyler bırakmak, iyi adam olmak, Gerektiğinde taş üstünde taş bırakmamak ve yeniden kurmak geleceği.

Yaprağın konuk ettiği uğur böceği dönüşümünü tamamlamış. Turuncu sarı kabuğunda benekleri henüz yok, kanatlarına henüz kan dolmamış. Olgunlaşması için birkaç saate daha ihtiyacı olacak. Sonra dengedeki yerini alacak. Yaprak bitlerini avlayacak. Av bittiğinde azalacak, av çoğaldığında artacak. Ne yaprak bitleri azalacak ne de o bir hastalık gibi çoğalacak.

Hastalık gibi çoğalan bir şeyler var hayatımızda. Uğur saydığınız, uğursuzluğa dönüştü. İyi adam olmak zamanı şimdi, uyanma zamanı. Geleceği yeniden kurma zamanı. Ne için mi? çocuklar için.

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir