Blog

25 Ağustos 2010

Valla kanyonu 5: Durum Bu ve Sen Bunu Kabulleneceksin.

Kamp yerinin karşı kıyıda ve sudan on metre yukarısında olduğunu bilseydim paçadan koyvermek gibi bir hataya düşmezdim. Üzerimden sıyırdığım neoprenden yayılan koku dayanılmaz. Suyu nereden alacağımızı soruyorum Celal’e, aşağıdan çekeriz diyor. Çok mu acil? Evet diyorum yıkanmam gerek. Kanyona sarkıtılan sarı baret üç kez dolup boşalıyor; Oh dünya varmış. Neden banyo yaparken şarkı söylenir bunu daha iyi anlıyorum. Islakları çalılara asıyor, sözüm ona su geçirmez çantada ıslanan  giysileri açıyorum birer birer. Uyku tulumu ve yedek giysiler neredeyse ıslanmış, kötü bir gece olacak diye düşünürken, bulutlanan hava ve gök gürültüsü tedirginliğimi arttırıyor. Oysa gece hiç düşünemeyeceğiniz kadar sıcak ve sakin geçiyor.

Odunlardan yükselen duman kayaların boşluklarını dolduruyor. Ne çorbası yapacaksınız diye soruyorum. Tavuk çorbası pişecek cevabı geliyor. Ali vejeteryan onu da düşünseniz “Gelmeseydi” Celalin duruma müdahale etmesi uzun sürmüyor “Ona domates çorbası yaparız”. İstemeye istemeye aranan ve  bulunan cezvede Ali için çorba pişiyor. Oysa bu gezinin tüm sorumluluğunu üstlenenler, aldıkları bedel karşılığı bu hizmeti vermek zorunda olanlar, bunu düşünmeliydi. Hiç bir zaman, ödediğim bedel karşılığında bir talepte bulunmadım, ve bu bedelin, böyle bir etkinliğin karşılığı olamayacağını biliyorum.

Bununla birlikte, bedeli karşılığı organizasyon düzenleyenlerin, en az yemek planlamasını yapacak kadar bilgili olmalarını bekliyor insan. Şimdi, sende çok abarttın mı diyorsunuz? Belki haklısınız ama vereceğim bir kaç örnek, eğer bu tip etkinlikler yapıyorsanız sizi aydınlatacaktır. Yaklaşık bir buçuk kilo kurutulmuş et, kontrol edilmeden getirildiği için, küflenme nedeniyle ambalajları bile sökülme zahmetine girilmeden Devrekane çayına atıldı. Konserve olarak alınmış ve pet şişelere doldurulmuş nohut ve fasulye ekşime nedeniyle yine çayı boyladı. Miktarını bilmiyorum ama yeşil mercimek bu macerayı ıslanmadan benimle yaşadı, inanmıyorsanız ona sorun. Akşam yemeği için hazırlanan haşlanmış makarnadan bir lokma alıyorum, heyhat, ben bu akşam da aç olmayı tercih ediyorum. Biraz zeytin, helva ve çay akşam yemeğimin vaz geçilmezleri.

Güneş inmeden önce, tehlikeli olan yan geçişe emniyet hattı döşemeyi öneriyorum. Celal kızgın bir tavırla gel döşe o zaman diyor. Yan geçiş, boşluk duygusu yaratan ve düştüğünüzde tehlikeli olabilecek bir yükseklik. Emniyet kemerini giyiyorum, nereden emniyet alacağız? Sikke çakacağım. İki çekiç darbesiyle gömülen sikkeye ve yerdeki cılız ağaca güvenmek benim için mümkün değil. Aptullah ben yaparım diyor emniyetini alıyorum karşıya geçiyor. Kırmızı ipi kuralım diyor Celal, tam ipi kullanmayı öneriyorum, yükle geçecekler, mesafe uzun, tehlikeli olabilir. Uzun zamandır kullanılan ve kaydı tutulmayan bir ipe güvenmek bana göre değil, burada üstlenilen risk çok gereksiz olur.

İki kayanın oluşturduğu boşlukta yatmak için yer hazırlıyorum. Aliyle aynı çatlağı kullanacağız. Kumu düzeltiyor taşları söküyoruz ve sadece iki kişi sığacak kadar bir boşluk yaratıyoruz.  Guruptan uzak kalmak sinirlerime iyi geliyor. En azından bir türlü anlayamadığım espirilerden ve kahkahalardan uzak kalıyorum. Tencerede kaynayan çay dan alıp kayaların üzerinde keyif yapıyorum.

Aptullah yanlarına çağırdığında teşekkür ediyorum. Olmuyor ama, hep yalnızsın, nedenlerini anlıyorum ama uzak kalman beni mutsuz ediyor. Burada olmaktan mutsuzum, keşke gelmeseydim. Daha önce de guruba isterlerse gelmeyebileceğimi söylemiştim, beni ters bulduklarını ama yine de gelebileceğimi söylemişlerdi. Gelme deselerdi, kesinlikle ısrarcı davranmazdım. Durumu kendi lehine kullananların” Aldıkları para yüksek ama Vallayı geçmek için başka şansımız olmayabilir, onları kullanalım”cümlesini kuranlar, şimdi iki kilo yük taşımamak uğruna aklınıza gelebilecek her türlü şaklabanlığı yapıyor  ne yazık ki.

Böyle konuşma, şimdi buradasın ve tadını çıkar. Sohbet ediyor keyifimi kaçıranlardan söz ediyorum; Haklısın, ama yapacak bir şey yok durumu kabullenmelisin. Belki haklı belki de değil. Buradaki durumu kabullenmek bana göre değil, bunun nedeni sorunsuz gibi gözüken bu ve benzeri faaliyetlerde yaşananların bilinmemesi, ileride katılacaklarında durumunu etkileyecek. Eğer asaklıklar bilinirse Vallayı geçmek için kurulacak ekipler büyük bir  farkındalığa sahip olacak; Celal de katılıyor konuşmaya, haklısın ama ne yapabilirim ki, durum bu ve sen bunu kabulleneceksin.

zati erbaş

Gezi Yazıları

Leave a Reply

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir